1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
Hukuk ve AdaletAlmanya

Almanya'da "darbe planı" davası

Jens Thurau
28 Nisan 2024

Almanya'da darbe planı yapmakla suçlanan aşırı sağcı "İmparatorluk Vatandaşları" adlı oluşuma bağlı, Reuss liderliğindeki grubun üyeleri hakkında açılan davanın görülmesine başlandı.

https://p.dw.com/p/4fGZ1
Deutschland Razzia gegen Reichsbürger-Szene in Frankfurt
Fotoğraf: Boris Roessler/dpa/picture alliance

Almanya'da darbe yoluyla hükümeti devirmeyi planlamakla suçlanan, kendilerini "İmparatorluk Vatandaşları" (Reichsbürger) olarak adlandıran aşırı sağcı oluşumun üyeleri hakkında açılan dava Pazartesi günü başladı. Prens XIII. Heinrich Reuss liderliğindeki grubun, Alman Federal Meclisi'ne baskın yaparak, milletvekillerini tutuklamayı planladığı iddia ediliyor. Hedeflerinde ise Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ve muhalefetteki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin Genel Başkanı Friedrich Merz'in olduğu belirtiliyor.

Ancak Almanya'nın birçok kentinde aşırı sağcı "Vatanseverler Birliği" adlı terör grubuna yönelik 7 Aralık 2022 tarihinde yapılan bir operasyon bu planların hayata geçirilmesini engelledi. "İmparatorluk Vatandaşları" oluşumunun bir parçası olan "Vatanseverler Birliği" grubuna yönelik operasyon sonucu aralarında Reuss'un da aralarında bulunduğu 25 kişi gözaltına alınarak, tutuklandı. Operasyonda 382 ateşli silah ve yaklaşık 150 bin parça mühimmat bulundu. Toplamda 200 civarında üyesi olduğu tahmin edilen grup üyeleri hakkında hazırlanan iddianame geçen yılın sonunda tamamlandı. Toplam 26 kişinin yargılanacağı dev dava üç kentte görülecek. Üç davadan ilki Stuttgart Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde Pazartesi günü başlayacak. Frankfurt'ta görülecek davanın Mayıs ayında, Münih'teki davanın ise Haziran ayında başlaması öngörülüyor. 

Silah üreticisi şirkette yönetimi ele geçirme planları

Stuttgart'taki davada yargılanan 9 sanık arasında tutuklanmadan önce Frankfurt'ta yaşayan bir emlakçı olan Prens XIII. Heinrich Reuss da bulunuyor. Grubun yaptığı planlara göre İmparatorluk Vatandaşları'nın iktidarı ele geçirmesi halinde 72 yaşındaki Reuss'un devletin başkanı olması öngörülüyordu. İddianameye göre operasyon öncesinde Eylül 2022'de yönetimi ele geçirmek için işbirlikçilerin vereceği sinyal bekleniyordu. "İmparatorluk Vatandaşları" işbirlikçilerinin üyelerinin yabancı hükümet, ordu ve istihbarat servislerinin temsilcilerinin oluşturduğu gizli bir grup olduğu öne sürülüyor.

Reuss liderliğindeki grubun üyelerinin yakalanmasının ardından operasyonlar ve tutuklamalar sürdü. Geçen yıl Kasım ayında düzenlenen operasyon sonrasında bir açıklama yapan İçişleri Bakanı Nancy Faeser, "Sağdan gelen devlet düşmanı eylemlere karşı geniş çaplı bir operasyonun yapıldığı bu günde, kutuplaşmanın arttığını ve bizim her gün demokrasimizi yeniden savunmak zorunda kaldığımızı yüksek sesle söylemeliyiz" demişti.

İmparatorluk Vatandaşları'nın Berlin'de düzenlediği bir gösteriden
İmparatorluk Vatandaşları'nın Berlin'de düzenlediği bir gösteriden Fotoğraf: Paul Zinken/dpa-Zentralbild/picture alliance

Silah üreticisi şirkette yönetimi ele geçirme planları

Şiddet uygulamaya hazır olan Reuss grubu, muhtemelen Alman ordusundaki destekçileri tarafından orduya ait helikopterlerin kullanılacağına inanıyordu. Hatta merkezi Oberndorf am Neckar'da bulunan silah üreticisi Heckler&Koch'ta, yönetimin şiddet kullanılarak ele geçirilmesinin bile planlandığı iddia ediliyor. Sanıklara "terör örgütü üyesi olma" ve "vatana ihanet hazırlıkları" yapma suçlamaları yöneltiliyor. Stuttgart'ın yanı sıra Frankfurt ve Münih'te görülecek üç davada da İmparatorluk Vatandaşları grubunun ideolojisi ana konu olacak.

Ölü çocuklarla ilgili komplo teorileri

İddianameye göre bu ideoloji komplo teorileri de içeriyor. Buna göre, Prens Reuss, Almanya'nın çocuk ve gençleri öldürme planları yapan bir çeşit "derin devlet" tarafından yönetildiğini iddia ediyor. Hatta, 2021 yazında Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin Ahrtal kentinde yaşanan sel felaketinin, eski hükümet sığınaklarının sular altında bırakılarak çocukların öldürülmesini örtbas etme girişimi olduğu öne sürülüyor. Reuss yanlıları yaklaşık 600 çocuğun öldürüldüğü iddialarından söz ediyor.

Eski bir AfD'li milletvekili de yargılanacak

Savcılık, grubun şiddet yoluyla iktidarı ele geçirmeyi planladığını savunuyor. İddianamede grup üyelerinin eski savaş müttefikleri ABD, Fransa ve İngiltere ile yeni bir barış anlaşmasını müzakere etmeyi hedefledikleri, burada esas muhatap alacakları ülkenin ise Rusya olacağı belirtiliyor. Bütün bu planları hayata geçirebilmek için de grubun atış talimleri yaptıkları, Federal Meclis binasındaki odaları gözetledikleri ifade ediliyor.

Reuss ile birlikte Frankfurt'ta yargılanacak isimler arasında aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinden eski milletvekili ve eski hâkim Birgit Malsack-Winkemann da yer alıyor. İktidarı ele geçirmeleri halinde Malsack-Winkemann'ın adalet bakanlığı görevine geleceği iddia ediliyor.

20 bin civarında üyesi olan tehlikeli oluşum

Almanya'daki güvenlik kurumlarının tahminlerine göre "İmparatorluk Vatandaşları" adlı grubun yaklaşık 2 bin 300'ü şiddet yanlısı olmak üzere 20 bin civarında üyesi bulunuyor. Grup üyeleri demokrasiyi reddediyor, monarşiyi savunuyor, yabancı düşmanı ve antisemitist bir dünya görüşünü benimsiyor. "İmparatorluk Vatandaşları" İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki düzeni ve Almanya Federal Cumhuriyeti'ni Alman İmparatorluğu'nun devamı olarak kabul etmiyor. Bazı "İmparatorluk Vatandaşları" şiddet kullanma eğilimi gösteriyor hatta şiddet kullanıyor, Almanya Sağlık Bakanı Karl Lauterbach gibi siyasetçileri kaçırmakla tehdit ediyor. 

Yazar Tobias Ginsburg, 2020 ile 2022 yılları arasındaki koronavirüs pandemisi sırasında radikal aşı karşıtları ve komplo teorilerini benimseyen gruplar arasında kimliğini gizleyerek araştırmalarda bulunmuştu. Geçen yıl Mart ayında DW'ye değerlendirmelerde bulunan Ginsburg, bu oluşumun ne kadar tehlikeli olduğuna dair bir soruyu şu sözlerle yanıtlamıştı:

"Bu, yanıtı göründüğü kadar kolay olmayan bir soru. Çünkü İmparatorluk Vatandaşları birlik içinde olan tek bir hareket değil, ayrı bir aşırılık şekli de değil. Daha ziyade Alman tarihine ve Nasyonal Sosyalizme derinden bağlı bir komplo teorisi. Grup, bütün aşırı sağcı aktivistlerin fantezilerini paylaşıyor. Bu da, ötekinin ve yabancının olmadığı, homojen bir toplum."

Her üç davada da kararın gelecek yıl verilmesi bekleniyor.

DW Türkçe'ye sansürsüz nasıl erişebilirim?